Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
3 tane "hayat" etiketli yazı bulundu "hayat" tagli diger ogeler resimler , videolar

"Laikliğin içi boşaltılıyor"


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, anayasa taslağının ''Atatürk'ün adını ve Atatürk düşüncesini tasfiye etmeyi amaçlayan bir taslak'' olduğunu söyledi.

Baykal, ''(Bizim inadımız inat, yüzde 46 oy kaldık, biz kendi kafamıza göre bir anayasayı Türkiye'ye dayatacağız) ısrarı içine girerlerse, buna Türkiye çok büyük tepki gösterir. Biz bu tepkiye elbette kol kanat gereriz, sahip çıkarız'' dedi.

Baykal, Kanal D Televizyonun'da soruları yanıtlayan Baykal, taslağın Türkiye'yi birdenbire çok üzüntü verici bir tartışma ortamının içine çektiğini ifade ederek, ''Bu getirilen taslak Atatürk adını ve Atatürk düşüncesini tasfiye etmeyi amaçlayan bir taslaktır. Çok açık, çok net bu doğrultuda çok gözü kara bir atılım yapmaktadır. Atatürk referansı kısmen korunmaktadır. Ama bu bir zorunluluk olarak asgariye indirilmiş bir şekilde tutulmaktadır. Yani Atatürk'e sırtını dönen bir anayasa vardır'' diye konuştu.

Bu noktanın taslağa ilişkin bundan sonraki gelişmeler açısından da yön verici olduğunu savunan Baykal, şöyle devam etti:

''Bu anayasa laikliğin içini boşaltan bir anayasadır. Bu anayasanın getirdiği yeni anlayış içinde din-devlet ilişkisi yeniden düzenlenecektir, din-eğitim ilişkisi yeniden düzenlenecektir. Yaşam tarzı, yaşam biçimi ve yaşam sembolleri toplumda yepyeni bir noktaya gelecektir. Bu getirilen anayasadan sonra dini baskı ve tarikat ağırlığı toplumsal yaşamda, eğitimde ve devlet düzeninde çok açık biçimde ortaya çıkacaktır.''

Baykal şu görüşleri dile getirdi:

''Nasıl olmuştur da Türkiye'nin yeni anayasa taslağına eğitim dilini etnik dillerde yapmayı öngören bir madde girmiştir. Bu bizim ancak Sevr'den sonra Lozan'da elde ettiğimiz ulusal bütünlüğümüzü 84 yıl sonra bir anayasayla geri vermemiz sonucunu doğuracaktır. Vahim bir tablodur. Buna dikkati çekmek istiyorum.''

Yargının da artık bağımsız olmaktan çıkacağını ileri süren Baykal, ''Türkiye'de yargı Başbakanın hegemonyası altına girecektir'' dedi.

 
 

Bugün otomobile binmek yok


Bugün, tüm dünyada ''Dünya Otomobilsiz Günü'' olarak kutlanıyor.

Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Yaser Gündüz, ''Dünyada tek bir kontağın çevrilmediği bir günü hayal etmek, hoş bir şey olmalı'' dedi.

Gündüz, ''22 Eylül Dünya Otomobilsiz Günü''nün, bir çevre duyarlılığı temelinde ortaya çıkmış bir gün olduğuna dikkat çekerek, küresel ısınma gibi etkenlerin yanı sıra, bugüne başka açıdan baktığını ifade etti.

Kentlerde çok fazla ''araç odaklı'' planlama yapıldığını, şehircilik anlayışının çok ''araç temelli'' olduğuna dikkat çeken Gündüz, Ankara'nın bu duruma örnek olduğunu, ''şehir merkezinden geçen yolların, neredeyse otoban standardında'' olduğunu savundu.

Gündüz, ''Türkiye'de insan hayatını tehlikeye atacak, yaşama hakkını tehdit edecek bir ulaşım politikasının olduğunu'' iddia ederek, şunları kaydetti:

''Tabii bunun temelinde, toplu taşıt ve demiryolu sistemini öcü gibi gösteren yaklaşımın ürünlerini görüyoruz. Türkiye'de toplum yararı, kamu yararı yerine sektör faydası düşünülerek, karayolcu politika güdülüyor.

Oysa ki gelişmiş ülkelerde, şehirlerarası ve kent ulaşım da dahil metro gibi halkın toplu taşımını özendiren yaklaşımlar var. Ancak bizde sürekli sektörel ve karayolcu bir bakış var.''

Yaser Gündüz, kent planlama eğitimi veren okullarda geniş, ferah bir ülkenin kent merkezlerinin tasarlanması yerine, taşıt öncelikli bir planlama anlayışının hakim olduğuna işaret ederek, ''Bu kadar otomobil bağımlısı bir toplumda, doğal olarak da planlamalar, araç ulaşım ağından başlıyor. Bunun değişmesi lazım. Biz, neden bir meydan tasarlayamıyoruz? Neden insanların topluca yaşadığı, kaliteli çevreler yaratamıyoruz?'' diye konuştu.

Her 22 Eylülde dünyanın dört bir köşesinden insanlar sokaklar ve kavşaklarda, ''Araba odaklı bir toplum istemedikleri'' şeklinde hatırlatmada bulunuyorlar.

Dünya Otomobilsiz Günü, kentler ve toplumsal yaşamın gürültüsüz, stressiz ve egzoz dumanları olmayan bir dünyada yaşamayı amaçlayan, yıllık bir kutlama. Her yıl bugün, dünya çapında çeşitli etkinlikler düzenleniyor, otomobillere alternatif çareler aranıyor.

 

Bugünün büyük olayı. Facebook

Facebook artık geleceğin büyük olayı olmaktan çıktı. Bugünün büyük olayı. Nielsen//NetRatings araştırma firmasına göre site, 2007 Haziranındaki ziyaretçi sayısını Haziran 2006 ziyaretçi sayısına oranla yüzde 110 arttırdı. Bu sonuçlar da Facebook’u en popüler sosyal network haline getiriyor, ziar MySpace’in ziyarteçi sayısı aynı zaman diliminde sadece yüzde 30 arttı.

Ancak bazı kanıtlar bize Facebook ve platformunun bu yüksek popülaritenin getirdiği baskı altında çatırdamaya başladığını gösteriyor.

Facebook 6 Ağustos’ta yayınlanan resmi bloglarından birisinde geliştiricileri “Kullanıcıları Yanlış yönlendirici Bildirilerin Bloke Edileceği” hakkında uyarmak zorunda kaldı.

Söz konusu blogda yayınlanan uyarıda "Geçtiğimiz birkaç hafta içerisinde bazı geliştiricilerin kullanıcılarımızı linklere tıklama, uygulama ekleme ve benzer konularda yanlış yönlendirdiklerine şahit olduk," deniliyor.

"Her ne kadar gelişticilerin çoğu doğru olanı yapıp kurallara sadık kalıyorlarsa da, bazı gelişticiler tam tersine hareket ederek spam yaratmaktadırlar."

Spam Facebook’un en az endişe duyması gereken konu olabilir. Zira ıvır zıvır reklamı oldukça az acı verebilir ancak “yanlış yönlendiren tıklamalar” aracılığı ile kullanıcılar “bir takım eylemlerde” bulunmaya başlarlarsa işte o zaman güvenlik ciddi bir sorun halini alabilir. Bu sayede kullanıcılar diğer kullanıcıların mahrem bilgilerini açığa vurabilirler ve arkadaşlarını da kendileri kadar riske atmış olurlar.

Platformun piyasaya çıkışından kısa süre sonra Facebook şef teknik sorumlusu olan Adam D'Angelo, internetnews.com’a yaptığı açıklamada Facebook platformu kendi işaretleme dili olan FBML’yi kullandığı için bu çeşit güvenlik tehditlerinin kendileri için çok ciddi bir sorun teşkil etmeyeceğini açıklamıştı.

Bu tehditler aslında ciddi sorunlar yaratabilirler. Ve blogda yer alan uyarı da Facebook’un phishing saldırılarını ciddi bir tehdit olarak algıladığını gösteriyor. Aynı uyarıda Facebook “aldatıcı bildiriler yayınlayan kullanıcıların veya kullanıcıları bir eylemde bulunmaya yönelten bildirilerin” bloke edileceği ve bunları gönderenlerin tekrar kullanıcılara bildiri gönderemeyeceği açıklanıyor.

Ancak platformun ilk ortaya çıktığı tarih olan Mayıs 2006’dan bu yana phishing Facebook’un karşılaştığı ilk gizlilik açığı da değil. 31 Temmuz’da site birkaç saatliğine çökmüştü. Daha sonra ise Facebook sözcüsü Brandee Barker konuya ilişkin olarak internetnews.com’a yaptığı açıklamada sistemdeki bir açığın bir grup kullanıcıya özel kullanıcı sayfasını görme olanağı tanıdığını belirtmişti.

Barker "Bu bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşmedi," diyordu.
Ancak tıpkı şimdi yaşanan yanlış yönlendirici uygulamalara karşı alınan önlemler gibi, o zamanlarda da bir şeylerin yanlış gittiği çok açık.

Kafalarda oluşan asıl soru ise, platformda yaşanan bu sorunların tıpkı Facebook News Feed özelliğini tanıttığında yaşanan karmaşa veya network kapılarını Üniversite öğrencileri dışına da açtığında yaşanan telaş gibi sadece birtakım dertlerin büyümesi anlamına mı geldiği, yoksa tam da networkün kamusal kullanıma açılacağı söylentilerinin dolaştığı bir anda daha büyük bir takım sorunların mı ortaya çıktığı sorusudur.