Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Cimbom'da Hakan Lincoln olayının perde arkası

hakan_lincolnHAKAN YOLDAN DÖNDÜ

Başkan yardımcısı Adnan Polat’ın telefonuyla Florya’ya dönen golcü futbolcu, daha sonra bavullarını toplayan Lincoln’ü de ikna etti. İki futbolcu hakkındaki karar, perşemde günü yapılacak toplantıdan sonra verilecek.

Sezon başından bu yana şok icraatları ile dikkatleri üzerine çeken Galatasaray Teknik Direktörü Feldkamp, neredeyse Hakan Şükür’ün futbolu bırakmasına, Lincoln’ün de bavullarını toplayıp ülkesine dönmesine neden oluyordu. Bunun sebebi ise maç sabahı yaşanan gerginlikti. Florya Metin Oktay Tesisleri’nde meydana gelen olaydan sonra, ligdeki rekorları alt üst eden Hakan Şükür’ün sinirli bir şekilde tesislerden ayrılırken, arkadaşlarına dönerek “Yeter artık! Futbolu bırakacağım. Sakarya’ya gidiyorum” dediği ileri sürüldü.

10 SAATLİK GÖRÜŞME YAPILDI

Bu şok sözlerin arından Başkan Yardımcısı Adnan Polat’a haber verildi. Yaşanan bu gerginlik, Galatasaray’ın nerede ise 2 oyuncusunu kaybetmesine neden olacaktı ki; Polat, memleketi Sakarya’ya doğru yola çıkan Hakan’ı telefonla aradı, kısa süren görüşmeden sonra ikna ederek yanına gelmesini sağladı. Tesislerde kriz masası kuruldu. Taraflar buraya çağrıldı ve bir araya getirildi. Yapılan 10 saatlik bir görüşmenin ardından kriz çözüldü.

LİNCOLN’Ü ŞÜKÜR İKNA ETTİ

Bavullarını toplayıp ülkesine gitme hazırlığı içersinde olduduğu iddia edilen Lincoln’ü ikna etmek ise kaptan Hakan Şükür’e düştü. Hakan’ın, kendisi ile sürekli olarak telefonla görüşme yapan Brezilyalı 10 numara Lincoln’ü yemeğe davet ettiği belirtildi. İki futbolcunun ünlü bir restoranda buluşarak 1 saate yakın görüştüğü ileri sürüldü. İkna olan Lincoln ile Kaptan, bu görüşmenin ardından tesislerin yolunu tuttu. Burada Kalli ve Futbol AŞ Genel Müdürü Adnan Sezgin ile bir araya geldi ve olay tatlıya bağlandı. Bu arada yönetimin, iki futbolcu hakkındaki kararını perşembe günü yapacağı toplantıda vereceği belirtildi.

ÖZÜR DİLEMEDİ İDMANA ÇIKMADI

Galatasaray’ın dün sabah yaptığı antrenmana gelen Lincoln salonda çalıştı. Hakan Şükür ise, teknik direktör Karl Heinz Feldkamp’ın odasına gitti. Feldkamp-Hakan Şükür ikilisi 1 saat süren bir konuşma yaptı. Alman teknik direktör, Hakan’dan özür dilemesini isterken, golcü futbolcu “Ben özür dileyecek bir şey yapmadım. 5 gündür kamptayım. Ancak bunu siz bilmiyordunuz. Kızım beni isteyince yanıma alıp yattım. Sezon öncesindeki konuşmanızda ise ben yoktum. Kimseye de bir haksızlık yapmadım” diye konuştu. Hakan Şükür, Lincoln ile aralarında hiç bir sorun olmadığını da yineledi. Şükür bugün idmana çıkacak.

İŞTE İHTİYAR KURT’UN ŞOK OPERASYONLARI

1 - Galatasaray ile anlaştıktan sonra daha Florya’ya ayak basmadan Ergün, İnamoto, İliç, Mondragon, Tolga’yı takımdan gönderdi.


2 - Yeni sezon hazırlıkları biter bitmez yeterli görmediği Necati, Orhan Ak, Cihan ve Hasan Kabze’yi kadro dışı bıraktı ve takımdan uzaklaştırdı.


3 - Yine yeni sezon hazırlıkları sırasında Arda’ya da, “Ayağında çok top tutuyorsun. Sabri ile ikinizi aynı anda oynatamam demişti ve kendisini futbola vermesini basının önünde istemişti.”


4- Ümit Karan’ın Fenerbahçeli bir yönetici ile transfer görüşmesi yaptığı ortaya çıkınca O’nu antrenmandan kovdu ve kadro dışı bıraktı. Kalli tecrübeli oyuncuya, “”Kendini tamamıyla futbola vermelisin” dedi. Ancak Ümit araya giren yöneticilerin de etkisiyle özür dileyerek yeniden antrenmanlara çıktı.


5 - Hasan Şaş’ı ayağında çok top tuttuğu için defalarca uyardı ve yedek kulübesinde oturttu. Hatta Bursaspor ile deplasmanda oynanacak lig maçı öncesi O’nu tribüne yolladı.


6 - Tomas’ın Rus Kazan takımına gönderilmesine onay verdi.


7 - Gece hayatı yüzünden Arda’ya para cezası uygulattı.


8 - Lincoln ve Hakan Şükür’ü Beşiktaş ile oynanacak lig maçının sabahı kadro dışı bıraktı.

CSKA MAÇI İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

fbcska

Avrupa Şampiyonlar Ligi (G) Grubu'ndaki ikinci maçında yarın deplasmanda Rusya'nın CSKA Moskova takımıyla karşılaşacak Fenerbahçe, Avrupa kupalarında 134. maçına çıkacak.


Sarı-lacivertli ekip, Avrupa arenasında bugüne dek yaptığı 133 maçta 43 galibiyet, 20 beraberlik ve 70 yenilgi aldı.

Rakip filelere toplam 156 gol atan sarı-lacivertliler, kalesinde ise 227 gole engel olamadı.

Fenerbahçe'nin, Avrupa kupalarında yaptığı 133 maçta aldığı sonuçların tablosu şöyle:
Organizasyon O G B M A Y
---------------------------------------------------------
UEFA Kupası 54 18 10 26 72 91
Şampiyon Kulüpler Kupası 33 9 4 20 30 70
Şampiyonlar Ligi Ön Eleme 12 6 3 3 19 10
Şampiyonlar Ligi 25 7 2 16 24 45
Kupa Galipleri Kupası 9 3 1 5 11 11
---------------------------------------------------------
Toplam 133 43 20 70 156 227

TÜRK-RUS TAKIMLARI 13. KEZ KARŞI KARŞIYA
Fenerbahçe'nin, CSKA Moskova ile yapacağı maçla Türk-Rus takımları Avrupa kupalarında 13. kez karşı karşıya gelecek.


Türk ekipler, Rus rakiplerine karşı yaptığı 12 maçta 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 5 yenilgi aldı. Türk takımlarının attığı 14 gole, rakipleri 12 golle karşılık verdi.


Fenerbahçe, CSKA Moskova ile yapacağı maçla birlikte Avrupa kupalarında ilk kez bir Rus takımıyla karşı karşıya gelecek.
Not: Yapılan değerlendirmede Türk ekiplerin eski SSCB dönemindeki maçları dikkate alınmamıştır.

"Laikliğin içi boşaltılıyor"


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, anayasa taslağının ''Atatürk'ün adını ve Atatürk düşüncesini tasfiye etmeyi amaçlayan bir taslak'' olduğunu söyledi.

Baykal, ''(Bizim inadımız inat, yüzde 46 oy kaldık, biz kendi kafamıza göre bir anayasayı Türkiye'ye dayatacağız) ısrarı içine girerlerse, buna Türkiye çok büyük tepki gösterir. Biz bu tepkiye elbette kol kanat gereriz, sahip çıkarız'' dedi.

Baykal, Kanal D Televizyonun'da soruları yanıtlayan Baykal, taslağın Türkiye'yi birdenbire çok üzüntü verici bir tartışma ortamının içine çektiğini ifade ederek, ''Bu getirilen taslak Atatürk adını ve Atatürk düşüncesini tasfiye etmeyi amaçlayan bir taslaktır. Çok açık, çok net bu doğrultuda çok gözü kara bir atılım yapmaktadır. Atatürk referansı kısmen korunmaktadır. Ama bu bir zorunluluk olarak asgariye indirilmiş bir şekilde tutulmaktadır. Yani Atatürk'e sırtını dönen bir anayasa vardır'' diye konuştu.

Bu noktanın taslağa ilişkin bundan sonraki gelişmeler açısından da yön verici olduğunu savunan Baykal, şöyle devam etti:

''Bu anayasa laikliğin içini boşaltan bir anayasadır. Bu anayasanın getirdiği yeni anlayış içinde din-devlet ilişkisi yeniden düzenlenecektir, din-eğitim ilişkisi yeniden düzenlenecektir. Yaşam tarzı, yaşam biçimi ve yaşam sembolleri toplumda yepyeni bir noktaya gelecektir. Bu getirilen anayasadan sonra dini baskı ve tarikat ağırlığı toplumsal yaşamda, eğitimde ve devlet düzeninde çok açık biçimde ortaya çıkacaktır.''

Baykal şu görüşleri dile getirdi:

''Nasıl olmuştur da Türkiye'nin yeni anayasa taslağına eğitim dilini etnik dillerde yapmayı öngören bir madde girmiştir. Bu bizim ancak Sevr'den sonra Lozan'da elde ettiğimiz ulusal bütünlüğümüzü 84 yıl sonra bir anayasayla geri vermemiz sonucunu doğuracaktır. Vahim bir tablodur. Buna dikkati çekmek istiyorum.''

Yargının da artık bağımsız olmaktan çıkacağını ileri süren Baykal, ''Türkiye'de yargı Başbakanın hegemonyası altına girecektir'' dedi.

 
 

Bugün otomobile binmek yok


Bugün, tüm dünyada ''Dünya Otomobilsiz Günü'' olarak kutlanıyor.

Şehir Plancıları Odası Genel Başkanı Yaser Gündüz, ''Dünyada tek bir kontağın çevrilmediği bir günü hayal etmek, hoş bir şey olmalı'' dedi.

Gündüz, ''22 Eylül Dünya Otomobilsiz Günü''nün, bir çevre duyarlılığı temelinde ortaya çıkmış bir gün olduğuna dikkat çekerek, küresel ısınma gibi etkenlerin yanı sıra, bugüne başka açıdan baktığını ifade etti.

Kentlerde çok fazla ''araç odaklı'' planlama yapıldığını, şehircilik anlayışının çok ''araç temelli'' olduğuna dikkat çeken Gündüz, Ankara'nın bu duruma örnek olduğunu, ''şehir merkezinden geçen yolların, neredeyse otoban standardında'' olduğunu savundu.

Gündüz, ''Türkiye'de insan hayatını tehlikeye atacak, yaşama hakkını tehdit edecek bir ulaşım politikasının olduğunu'' iddia ederek, şunları kaydetti:

''Tabii bunun temelinde, toplu taşıt ve demiryolu sistemini öcü gibi gösteren yaklaşımın ürünlerini görüyoruz. Türkiye'de toplum yararı, kamu yararı yerine sektör faydası düşünülerek, karayolcu politika güdülüyor.

Oysa ki gelişmiş ülkelerde, şehirlerarası ve kent ulaşım da dahil metro gibi halkın toplu taşımını özendiren yaklaşımlar var. Ancak bizde sürekli sektörel ve karayolcu bir bakış var.''

Yaser Gündüz, kent planlama eğitimi veren okullarda geniş, ferah bir ülkenin kent merkezlerinin tasarlanması yerine, taşıt öncelikli bir planlama anlayışının hakim olduğuna işaret ederek, ''Bu kadar otomobil bağımlısı bir toplumda, doğal olarak da planlamalar, araç ulaşım ağından başlıyor. Bunun değişmesi lazım. Biz, neden bir meydan tasarlayamıyoruz? Neden insanların topluca yaşadığı, kaliteli çevreler yaratamıyoruz?'' diye konuştu.

Her 22 Eylülde dünyanın dört bir köşesinden insanlar sokaklar ve kavşaklarda, ''Araba odaklı bir toplum istemedikleri'' şeklinde hatırlatmada bulunuyorlar.

Dünya Otomobilsiz Günü, kentler ve toplumsal yaşamın gürültüsüz, stressiz ve egzoz dumanları olmayan bir dünyada yaşamayı amaçlayan, yıllık bir kutlama. Her yıl bugün, dünya çapında çeşitli etkinlikler düzenleniyor, otomobillere alternatif çareler aranıyor.

 

Yeni trend otlu ayran

otluayran

 Bodrum Türkbükü`nde Mojito, Frozen ve viski gibi alkollü içecekler out, ayran in.

Yalnız bu ayran bizim bildiğimiz ayranlara pek benzemiyor. Bu ayran `Otlu Ayran`! Nane, maydanoz, kereviz ve yoğurtla yapılan bu çok özel ayran, hazmı kolaylaştırıyor... Ferahlık hissi veren `Otlu Ayran`ın bardağı da 5 YTL.

Bugünün büyük olayı. Facebook

Facebook artık geleceğin büyük olayı olmaktan çıktı. Bugünün büyük olayı. Nielsen//NetRatings araştırma firmasına göre site, 2007 Haziranındaki ziyaretçi sayısını Haziran 2006 ziyaretçi sayısına oranla yüzde 110 arttırdı. Bu sonuçlar da Facebook’u en popüler sosyal network haline getiriyor, ziar MySpace’in ziyarteçi sayısı aynı zaman diliminde sadece yüzde 30 arttı.

Ancak bazı kanıtlar bize Facebook ve platformunun bu yüksek popülaritenin getirdiği baskı altında çatırdamaya başladığını gösteriyor.

Facebook 6 Ağustos’ta yayınlanan resmi bloglarından birisinde geliştiricileri “Kullanıcıları Yanlış yönlendirici Bildirilerin Bloke Edileceği” hakkında uyarmak zorunda kaldı.

Söz konusu blogda yayınlanan uyarıda "Geçtiğimiz birkaç hafta içerisinde bazı geliştiricilerin kullanıcılarımızı linklere tıklama, uygulama ekleme ve benzer konularda yanlış yönlendirdiklerine şahit olduk," deniliyor.

"Her ne kadar gelişticilerin çoğu doğru olanı yapıp kurallara sadık kalıyorlarsa da, bazı gelişticiler tam tersine hareket ederek spam yaratmaktadırlar."

Spam Facebook’un en az endişe duyması gereken konu olabilir. Zira ıvır zıvır reklamı oldukça az acı verebilir ancak “yanlış yönlendiren tıklamalar” aracılığı ile kullanıcılar “bir takım eylemlerde” bulunmaya başlarlarsa işte o zaman güvenlik ciddi bir sorun halini alabilir. Bu sayede kullanıcılar diğer kullanıcıların mahrem bilgilerini açığa vurabilirler ve arkadaşlarını da kendileri kadar riske atmış olurlar.

Platformun piyasaya çıkışından kısa süre sonra Facebook şef teknik sorumlusu olan Adam D'Angelo, internetnews.com’a yaptığı açıklamada Facebook platformu kendi işaretleme dili olan FBML’yi kullandığı için bu çeşit güvenlik tehditlerinin kendileri için çok ciddi bir sorun teşkil etmeyeceğini açıklamıştı.

Bu tehditler aslında ciddi sorunlar yaratabilirler. Ve blogda yer alan uyarı da Facebook’un phishing saldırılarını ciddi bir tehdit olarak algıladığını gösteriyor. Aynı uyarıda Facebook “aldatıcı bildiriler yayınlayan kullanıcıların veya kullanıcıları bir eylemde bulunmaya yönelten bildirilerin” bloke edileceği ve bunları gönderenlerin tekrar kullanıcılara bildiri gönderemeyeceği açıklanıyor.

Ancak platformun ilk ortaya çıktığı tarih olan Mayıs 2006’dan bu yana phishing Facebook’un karşılaştığı ilk gizlilik açığı da değil. 31 Temmuz’da site birkaç saatliğine çökmüştü. Daha sonra ise Facebook sözcüsü Brandee Barker konuya ilişkin olarak internetnews.com’a yaptığı açıklamada sistemdeki bir açığın bir grup kullanıcıya özel kullanıcı sayfasını görme olanağı tanıdığını belirtmişti.

Barker "Bu bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşmedi," diyordu.
Ancak tıpkı şimdi yaşanan yanlış yönlendirici uygulamalara karşı alınan önlemler gibi, o zamanlarda da bir şeylerin yanlış gittiği çok açık.

Kafalarda oluşan asıl soru ise, platformda yaşanan bu sorunların tıpkı Facebook News Feed özelliğini tanıttığında yaşanan karmaşa veya network kapılarını Üniversite öğrencileri dışına da açtığında yaşanan telaş gibi sadece birtakım dertlerin büyümesi anlamına mı geldiği, yoksa tam da networkün kamusal kullanıma açılacağı söylentilerinin dolaştığı bir anda daha büyük bir takım sorunların mı ortaya çıktığı sorusudur.

Kamerasını kaybedince ’en aranan kadın’ oldu

camgirl

Tatilde kendi görüntülerinin bulunduğu fotoğraf makinesini kaybeden İngiliz genç kız, İngiltere’de "olay" oldu.

Fotoğraf makinesini bulup güzel sarışının bikinili fotoğraflarını "Facebook" sitesine yükleyen kişi, "tek amacının kayıp makineyi teslim edebilmek" olduğunu yazınca beklenmedik bir ilgiyle karşılaştı. 23 bin Facebook kullanıcısı, "hayırsever"in kurduğu gruba üye oldu. Grubun sloganı ise şöyle: "Bu sarışını kaybettiği fotoğraf makinesine kavuşturmamıza yardım edin. Makineyi nasıl kullanacağını çok iyi biliyor."

Gruba Zimbabve’den bile üye olanlar var. The Sun Gazetesi de fotoğraf makinesinin sahibine teslim edilmesi için kampanya başlatınca, esrarengiz sarışın İngiltere’nin en çok aranan kadını haline geldi. İngiliz kızın çırılçıplak fotoğrafları da siteye yüklenmişti, ancak site yönetimi, daha sonra bunları kaldırdı. Genç kız, sitede bulunan fotoğraflarında ayna karşısında iç çamaşırlarıyla poz verirken ve bikinisiyle plajda uzanırken görülüyor.

 

Bir olsun bizim olsun.

F.Bahçe, Şampiyonlar Ligi'nde sahasında Anderlecht'i konuk etti. Kıran kırana geçen karşılaşmada Alex'in golü rövanş maçı için avantajı getirdi.fban

 

Avrupa Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Fenerbahçe, Belçika'nın Anderlecht takımı 1-0 mağlup etti

Taraftarının desteğiyle maça hızlı başlayan Fenerbahçe, ilk dakikalardan itibaren tüm hatlarıyla rakip kaleye yüklendi. Erken gol bulup rahatlamak isteyen sarı-lacivertliler, özellikle kanatları kullanarak, skoru lehine çevirmeye çalıştı.

Kalabalık Belçika savunması karşısında ilk dakikalarda aradığı golü
bulamayan Fenerbahçe, 32. dakikada Alex'in attığı golle skor üstünlüğünü eline geçirdi. Sarı-lacivertliler, devreyi de bu golle 1-0 önde tamamladı.
     
Anderlecht ise ilk yarıda savunma güvenliğini ön planda tuttu. Oyunu
sahasında kabul eden Belçika ekibi, ani ataklarda Tchite ile gol bulmaya çalıştı.

 

90. dakika. Maçta normal süre sona erdi. Son anlarda Anderlecht gol için Fenerbahçe kalesinde büyük baskı kurdu. 

 Maçın uzatma anlarında başka gol olmadı.

Fenerbahçe, Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda konuk ettiği Anderlecht'i Alex'in golüyle yenip rövanş maçı için avantajı sağladı.

Beşiktaş son saniyelerde yıkıldı!

Beşiktaş, Zürih'i elinden kaçırdı. Baştan sona çekişmeye sahne olan karşılaşmada son saniyelerde yediği golle şok oldu.

Stat: Hardtrum
Hakemler: Mike Riley, David Bryan, Gavin Ward (İngiltere)

FC Zürih: Leoni, Von Bergen, Aegerter, Alphonse, Stahel, Raffael, Chikhaoui, Rochat, Cesar, Almen Abdi, Tihinen

Beşiktaş: Hakan, Serdar Kurtuluş, Gökhan Zan, İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez, Ali Tandoğan, Cisse, Ricardinho, Serdar Özkan, Delgado, Bobo.

 

3. dakika. Cisse orta sahadan rakip ceza alanına taşıdığı topa ceza alanın hemen önünde etkisiz vurdu. Savunma oyunculardan dönen topu Bobo, ceza alanın önünde kaleye tamamlamak isterken, ceza alanı içinde meşin yuvarlağı önünde bulan Delgado, düzgün bir vuruşla topu filelere gönderdi ve takımını 1-0 öne geçirdi.

Beşiktaş, Delgado'nun golüyle Zürih karşısında deplasmanda 1-0 öne geçti.

 

90+7. dakika. Zürih maçın son saniyelerinde beraberliki golünü Alphons ile buldu. Hakemin abartılı uzatma süresinin son anlarında Beşiktaş ceza sahası önünde Zürih serbest atış kazandı. Sert şutu ilk anda Hakan Arıkan çıkardı. Ceza sahası içinde boşta kalan topu son olarak Alphons dokunup ağlara bıraktı.

Zürih, Beşiktaş karşısında Alphons ile 1-1'lik beraberliği yakaladı.

Çölaşan: En çok AKP yandaşları sevinmiştir

Tatilini geçirdiği Balıkesir'in Ayvalık İlçesi'nde İHA’ya konuşan Emin Çölaşan, ayrılmasının olağan bir durum olduğunu ifade etti.

Gazetedeki görevine son verildiğini anlatan Çölaşan, "Bu olağan bir olaydır. Her şey olacağına varır. Sonrasını bundan sonra zamanla göreceğiz. Bu güne kadar medya sektöründe 10 binlerce insanın görevine son verilmiştir. Ben ne ilkim ne de son olacağım. Benim olayım biraz daha farklı. Burada başka ilişkiler var.

Belki bazı baskılar vardı ve ben de onları yaşıyorum zaman zaman. Sonuçta her şey olacağına varır. Göreceğiz. Benim açımdan çok önemsenecek bir olay değil. Yani şu anda da istediğim her hangi bir kuruluşta gazetecilik yapma olanağına sahibim. 11 buçuk aydır bir gün bile tatil yapıp dinlenmemiştim.

Tam iznimin birinci gününe denk gelmesi dolayısıyla tatili de aksattı. Bundan sonrasını hep beraber göreceğiz. Ertuğrul Özkök bildirdi. Aydın Doğan artık benimle çalışmak istemediğini telefonla değil yüz yüze görüşerek söyledi. Benim açımdan hiçbir şey yok, gayet sakin karşılıyorum. Bazı şeyler için çok erken. Taşlar daha sonra yerine oturur. Sebebinin ne olduğunu ise artık kamuoyu takdir eder. Bu duruma en çok AKP yandaşları sevinmiştir. Melih Gökçek önemli değil" dedi.

Çölaşan, görevden alınmasının Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili yazılarının sebep olup olmadığı sorusuna ise, "Bu durum 3,5 yıldır süren bir süreçti. Ama dediğim gibi taşlar yerine oturmadı. Bakalım bundan sonra her şey yerine oturacaktır" karşılığını verdi.

Çölaşan, Melih Gökçek'i ciddiye almadığını, Fatih Altaylı'nın açıklamalarını ise internet ya da gazeteden takip etmediğini kaydetti.  Çölaşan, Bekir Coşkun ile ilgili bir soruya yanıt olarak da, kendisiyle görüşmediğini söyledi.